Telefon, kablo TV ya da ADSL hattını “iptal” ettireceklerin dikkatine.
Merhaba arkadaşlar,
Bir buçuk sene önce evimden taşındım.Telefon,ADSL,kablolu TV’yi kapattım.Taşındığım eve yeni telefon ve ADSL bağlandı.Geçen hafta Türk Telekomun avukatı olduğunu söyleyen bir şahıs beni aradı, kapattığım telefonun 445 TL.borcundan dolayı icraya verildiğimi, ödemediğim takdirde haciz yapılacağını söyledi.Borcun nereden kaynaklandığını sordum, o da telefonu kapatmışsınız sabit ücretleri ödememişsiniz borcundan dolayı telefonunuz kapanmış,adresinize mektup gönderdik size ulaşamadığımız için de icraya verdik dedi.(bir buçuk sene bekliyorlar, teknolojinin imkanlarını kullanarak bana ulaşmak akıllarına şimdi geliyor)
Ben belki on kere telefon kapattım, bu güne kadar iki kelimenin anlam farkından dolayı borçlandırılmadım.Demek ki,(iptal ve kapatma) iki ayrı form var ve görevli şahıslar tarafından da ikaz edilmediğimiz için böyle bir durumla karşılaşıyoruz.Telekomda binlerce vatandaş kapatma mağduru.(Şişli’de görünen 2000 kişi)Türkiye genelinde kaç kişi olduğunu tahmin etmek zor değil.
Böyle kelime oyunu ile mağdur olmamak için lütfen bu e-mail’i bütün tanıdıklarınıza gönderin.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı olarak 12 yaş altı işitme problemi olan, maddi durumu kötü, hiçbir sağlık güvencesi olmayan fakir çocukların tüm tedavisini ve kullandıkları işitme cihazını ücretsiz karşılayacağız.
Çevrenizde bu tür çocuklar varsa lütfen benim telefonumu verin.
SEMA ONAY (Rektör Asistanı)
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yurtiçi Yayın Koordinatörü
Cep Tel: 0543 291 65 65 – 0532 504 02 22
Bu mail sizin için hiçbir şey ifade etmiyor olabilir ama, belki de ulaştıracağınız bir kişinin vasıtası yla bile hiç tanımadığınız birçocuğun umudu, zor dünyasında bir ses olabilirsiniz, elimizden geldiği kadar çok kişiye iletelim lütfen..
Operasyon Var Bu Gece – Ahmet Özcanın Nefes filmi’ne ilham veren kitabı güneydoğudaki yaşanan gerçekleri anlatıyor.
Kitabın arkasında şu not yer alıyor;
Demirkuş hava aydınlanırken geldi, yaralıları alıp gitti. Aklımda, çocuğun gözleri kaldı. Pusudaki gözleriyle, emanetin gözleri. O gözler belki bir gün başkalarının çocuklarına pusu atmaktan çekinmeyenlerin, gün gelip de kendi çocuklarını nasıl vurduklarını anlatacaktı çocuklarına. Belki bizim emaneti nasıl koruduğumuzu anlatacaktı. Kendisine düşman olarak öğretilenlerin, ağabeyleri tarafından vurulurken bile onu nasıl sakındıklarını anlatacaktı. Sakınacaktık elbet. Göğüslerimizi bir dolu çekirdek yağmurunda ıslatmadan vazgeçmeyeceğimiz emanetleri, kahpelerin mermileri bizden vazgeçene kadar sakınmaya ant içmiştik.
‘Ey ihanet! Kendi çocuklarını, bizim de olan çocuklarını gönderirken üzerimize, tükenişinde anaların duaları saklı olacak…’
Son Yorumlar